Blog

Şifalanmada ‘Kabul Etme’nin Gücü

Şifalanmada ‘Kabul Etme’nin Gücü

Şifa çalışmalarımda “Blokaj Farkındalığı” durmaya çalışıyor ve bunun üzerine epey laf ediyorum. Bu güzel yaşamımızda bizi hasta eden unsurların ve dönüp dolaşıp benzer olayları kendimize çekmemizin altında yatan unsurların, bizim yaşam planımız çerçevesinde bireysel dinamiklerimiz (Geçmiş Yaşamlarımız, Atalarımız, Anne Karnında veya Doğum Anında Oluşabilen Travmalar, Ataç Enerjiler, Çevresel Faktörler ve Bu Yaşamda Ekip Biçtiklerimiz) kaynaklı olabileceğini daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Şifa çalışmalarında şifalanmasını istediğimiz hastalık veya durumun altında yer alan ana unsurun danışan tarafından anlaşılmasının, şifalanma sürecini hızlandırdığını ve şifalanmanın yüzeyden derine inebildiğini tekrar belirtmek isterim. Bu yazımda, ruhumuzun derinliklerine kazınmış şuur dışı dinamiklerin dışındaki, ekip biçtiklerimizin veya dış tesirlerle maruz kaldığımız olaylar karşısında verdiğimiz düşüncesel ve duygusal tepkilerin bizi nasıl çıkmaza soktuğuna ve hastalandırdığına değinerek; yaşadıklarımız karşısında bizim ısrarla unutmaya çalıştığımız, reddettiğimiz veya bastırdığımız olaylar karşısında nasıl bir yaklaşımın bizi yukarıda tutabileceğini, çeşitli örnekler sunarak aktarmaya çalışacağım.

Bu dünya üzerinde 7,5 milyar civarında insan yaşamakta. Belli özellikler bakımından sınıflandırılabilsek de hepimizin birbirinden farklı özellikleri ve olaylar karşısında vereceği tepkiler var. Tabi ki bizi birleştiren toplumsal dinamiklerimizle beraber bireysel olarak dinamiklere ve bu dinamiklerin ortaya çıkardığı, benzersiz yaşam planlarına sahibiz. Yaşam planımız, tekâmül yolunda ilerleyebilmemiz için bir araç. Ruh, sahada deneyerek kazanım sağlayabilen bir enerji formu, bir kişilik ve her ruhun tekâmül yolunda ihtiyaçları birbirinden farklı. Ergün Arıkdal’ın ‘Büyük Sentez – Tekâmül’ kitabından, özellikle toplumsal dinamiklerdeki rolümüz için bir alıntı yapmak istiyorum:

“İnsan yeryüzüne doğmadan önce bir enkarnasyon planı söz konusudur. Bu enkarnasyon planında baştan aşağı o varlığın kendisi ve içinde bulunduğu toplumla ilgili bütün düzenlemeler, bütün hareketlerin hedefleri tayin edilmiştir. Niçin inecektir, ne maksatla doğacaktır? Ne maksatla bu anne ve baba seçilmiştir? Ne maksatla onun etrafında böyle bir toplum hayatı vardır? Kendisine hangi maksatla toplum hayatında bu imkânlar tanınmıştır? Fakir çocuğudur, zengin çocuğudur. Sakat doğar, hasta doğar, savaş içine doğar. Bildiğimiz dünya hayatı. Niçin böyle? Bütün bunlar doğacak olan varlığın, sadece tekamül için kendisine lazım olan birtakım ihtiyaçlarını karşılayacak araç ve gereçler değildir, aynı zamanda o varlığın, o enkarnasyon kadrosu içerisindeki yapacağı işlerin planlamasıdır.”

Yaşam planlarının farklılığı, bireylerin gerçeklik anlayışının da farklı olmasını; gerçeklik anlayışının farklılığı da haliyle X bir durum karşısında 2 kişinin çok farklı tepkiler verebilmesine de ön ayak oluyor. Örneğin, ihtiyaçları doğrultusunda mutaassıp bir çevrede doğmayı seçen bir bireyin burada şekillendireceği gerçeklik anlayışı ile daha açık anlayışlı bir çevrede doğmayı seçen bireyin gerçeklik anlayışı farklı gelişecek ve bu bireylerin yaşayacakları olaylar karşısında yapacakları değerlendirmeler, akla karanın ayrımı kadar birbirinden farklı olabilecektir.

Bakış değişiyor, tepkiler değişiyor ve tabi ki herkes ektiğini biçiyor. X bir durumu düzeltmek için birey, o X durumuna doğru çekilir. Bunu ister. Bu X durum karşısında vereceği tepki neticesinde, tekrar aynı X durumu ile karşılaşabileceği gibi, Y durumunu öğrenme yoluna geçebilir.

Şimdi tekâmül konusunu bir kenara bırakalım.

Doğu ve genel itibariyle farkındalık öğretilerinde, gerçekliğin şu yaşadığımız ‘an’ olduğu üzerinde durulur. Geçmiş, artık yoktur, gelecek daha atılan adımlarla oluşacaktır ve biz sahip olduğumuz ‘an’ı hakkını vererek yaşamazsak; kafamız bir geçmişte, bir gelecekte olursa asıl yaşamamız gereken ‘şimdi’den koparız ve yaşamımızda sıkıntılar çıkmaya başlar.

Sevgilimizden ayrıldık. Eşimiz vefat etti. İşimizi kaybettik. Evimiz yandı. Arkadaşımız bize böyle böyle dedi. Deprem oldu. Bu tip uzatılabilecek ve bireyde duygusal ve düşüncesel blokajlar oluşturabilecek -ve tabi bu olanların bireysel dinamiklerimizdeki bazı blokajları tetikleyebileceğini ve su yüzüne çıkartabileceğini belirtmek isterim- olaylar karşısında tutunacağımız tavırlar, yapacağımız hareketler, kısacası ekeceğimiz her şey, büyüdüğünde bize rahatsızlık olarak, kısır bir döngü olarak dönebileceği gibi üstesinden geldiğimiz, ders aldığımız birer anı parçası da olabilir. Bu, tamamen bize bağlı. Tabi ki kişilik hamurlarımızın farklı olması, yukarıda da dediğim gibi olaylar karşısında vereceğimiz tepkileri belirlemekte. Kur’an’da Müminün Sûresi’nin 62. ayetinde “Biz hiçbir kimseye gücünün yettiğinden fazla yük yüklemeyiz” şeklinde bir ifade vardır. Bize, o an’ı yaşadığımızda, “kötü, felaket, korkunç” gibi etiketlediğimiz olaylar, boşuna olmamıştır. Mevlana’nın fil hikayesinde, pek çok insanın karanlıkta bir filin farklı yerlerine dokunup, dokunduğu şeyin ne olduğunu kesin hüküm vererek söyleyen insanlar anlatılır. Ama bütüne bakıldığında, zannettikleri şeyden farklı bir şey olduğunu görürler. Bizlerin olumsuz etiketlediği her olayın bir sebebi olduğu gibi bir sonucu olacaktır ve bu olaylar karşısında vereceğimiz tepkiler bize çözüm ya da blokaj olarak dönebilecektir. Peki ne yapmalı?

Farkındalık öğretileriyle tanıştığım zamanlarda okuduklarım basit gözüküyordu: “An’ı yaşa. Zihnini sustur. Geçmişten ders al, olan ve biteni kabul et; gelecek için adımlarını “Şimdi” atabilirsin, o yüzden ne yapacaksan “Şimdi” yap.” Uygulama aşamasında karşılaştığım direnç inanılmazdı. Gerçeklik anlayışım değiştikçe, zihnim daha suskun, olaylar karşısında tavırlarım daha farklı olmaya başladı. Şimdi baktığımda farkındalık öğretilerin hâlâ basit olduğunu düşünüyorum. Sadece, gerçekten dönüşmeyi istemekle beraber bireyin emek harcamasının kaçınılmaz olduğunu görüyorum. Bu yaşam üzerinde ekip-biçtiklerimiz ve karşılaştığımız durumlar karşısındaki tavırlarımız için, az önce dediklerim birer reçete aslında. Olan oldu. Bunun acısını bilmem kaç yıl daha sürüklemenin anlamı; ya çıkarılmayan dersi çıkarabilmek için benzer bir olayla tekrar karşılaşmak ya da fiziksel bedenimizde ilgili duygu & düşünce formu karşısında hastalanmak... Peki, biz ne yapıyoruz?

Reddediyoruz.

Unutmaya çalışıyoruz. Unutabiliyor muyuz, hayır. Sadece maskeleyebiliyoruz. (Araştırırsanız, varlığımızın hatırlayabilmemizin mümkün olmadığı olayları bile nasıl kaydettiğine dair hipnoz deneyleri ve neticelerini görebilirsiniz. Yani kısaca söylemek gerekirse, yaşanan bir şeyi unutmak mümkün değil.)

Bastırıyoruz. Yokmuş gibi davranıyoruz. Ne oluyor, günümüz Türkiye’sinin yüksek mevki koltuklarına kurulmuşlara bakınca, en yakın örnekleri görüyoruz sonra...

Bu saydıklarım çözümden çok problem yaratıyor. Diyelim biri 4 yıl önce işinden haksız bir şekilde kovuldu. Tamam. Alması gereken dersler varsa bakmalı ve derslerini almalı. Suçu hep kendisine ve başkalarına atmamalı. Demek ki değiştirmesi gereken tavırları var, her insana öyle yaklaşmamalı belki de. Belki de başka bir iş ona daha uygun. Sonra başka birisi yakınını kaybetti. İnsanlar ölüyor. Biz de öleceğiz. Ölüm bir kayıp değildir, bir dönüşümdür, öte âlemde tekrar bir doğumdur. Üzerinde yaşadığımız maddi âlemin işleyen parçalarından biridir. O şimdi yanımızda değil ama bizim bir hayatımız var. Yapmamız gerekenler var. Diyelim sevgiliniz sizi terk etti. Siz de çok haklı değildiniz, belki artık yollarınızın ayrılması gerekti çünkü yapmanız gereken başka şeyler var, aslında tanışmanız gereken başka birisi var. Ya da ikili ilişkilerde değiştirmeniz gereken yönleriniz… Yeni tanıştığınız sevgiliniz aracılığıyla belki kariyeriniz değişecek, yaşadığınız şehir değişecek ya da vs. vs. deneyimleyebilmeniz için size yeni bir yaşam çıkacak. Benzer olaylar sürekli karşınıza çıkıyorsa, bakın; yanlış giden neydi. Geçmişte yaşamayın, yoksa tarih tekerrür eder. Yoksa bir bakmışsınız böbrekleriniz rahatsızlanmış, eklemlerinize bir şey olmuş. Ya da ayrılabileceğiniz yeni bir sevgili bulmuşsunuz, hem de bir önceki kişiyle aynı karakterde ve hop, kaset başa sarıldı bile çoktan. Kronik bir rahatsızlığınız varsa, çıkış noktasına bakın. Kaç sene önce başladı. Başladığı sene sizi sıkan, yoran ve bataklığa çeken neler oldu. Düşünün ve kendinize karşı dürüst olun. O yaşanan orada artık ama bizler buradayız. O anıyı biz yaşattıkça, anı kendisini hissettirmeye devam eder. Kabul edin. Siz kabul etmeden, fark etmeden dönüşemezsiniz.

Silver Birch’ten bir tebliğ:

“Sıkıntı ve zorluk olmayan bir yaşama sahip olmanız mümkün değildir, önemli olan onları karşılama şeklinizdir, içinizdeki Tanrısal varlığa sizi doğru davranışa yönlendirmesi için seslenmenizdir. Yaşam konfor dolu olduğu zaman olgunlaşmaz, zorlukla karşılaştığı zaman olgunlaşır. Doğa tembelliği desteklemez, hiçbir şey yapmadan Ruhsal evrim gerçekleştiremezsiniz.”

Hayat, doğrusal tek bir çizgi üzerinde geçemiyor. Hepimizin kendimize has dinamikleri, içinde bulunduğumuz topluma ait dinamikler ve dünya okulumuza tesir eden göksel etkiler gibi pek çok etken var. Sağlıklı yaşamayı istiyorsak, kendimizi tanımalıyız. Yaptıklarımızın farkında olmalıyız. Göreceksiniz ki, hayatınız istediğiniz yönde evrilecek. İsteyin ve uygulayın. ‘Şimdi’de ilerleyin. Şifalanmak sizin elinizde!

Bedri Ruhselman’ın bu sözleri ile yazımı sonlandırıyorum:

“Bilgisizliğimiz nedeniyle bazen olayların hakkımızda iyi olmadığı ya da bizi ızdıraba sürüklediğini düşünürüz. Fakat aslında bu olaylar tekâmülümüze hizmet için tertipli olarak karşımıza çıkmaktadır. Hoşlanmadığımız, ıstırap ve acı veren olayların sonradan mutluluğumuz, selametimiz ve tekâmül yolunda yol almamız için nasıl bir olanak hazırlamış olduklarını gözlemlemişizdir. Her şey iyiliğe, kadiri mutlak Yaradan’ın, bizim ancak sevgi kelimesiyle ifade edebileceğimiz ilahi ilişkisinin çekiciliğine kapılmış olarak en yüksek değere ve olgunlaşmaya doğru ilerlemektedir. Ve bu yücelmeyi hazırlayan en önemli konuda sebep-sonuç yasasıdır. Aklı olan bilir ki, hangi olayla karşılaşırsa karşılaşsın, o olay uzak ve yakın bir gelecekte kendisine mutlaka bir iyilik getirecektir çünkü kötülük, ıstırap ya da acı zannettiğimiz her şey bir iyiliğin müjdecisidir.”

Hepinize kendinizi bildiğiniz, sevgi ve enerji dolu, güzel günler dilerim. 

Taner Tözün
www.evrenselenerji.net

Katılımcılar Hizmetlerimiz için Neler Söylüyor?

Vermiş olduğumuz tüm danışmanlıklar ve hizmetler üzerine katılımcı yorumlarını buradan okuyabilirsiniz.

Sitede Arayın

Kullanıcı Bilgilendirmesi

• Bu bölüm, müşterilere/kullanıcılara ait sorumlulukları hatırlatmak amacıyla hazırlanmıştır. Evrensel Enerji® aracılığı ile hizmet alan tüm müşteriler/kullanıcılar bu maddeleri kabul etmiş sayılır.
• Evrensel Enerji® içerisinde yer alan kurs, uyumlama, paylaşım, çalışma veya blog yazılarının hiçbiri, doktorunuzun size önereceği tıbbi teşhis, tedavi veya bakımın yerine geçmez.
• Evrensel Enerji®, hastalık teşhisinde bulunmaz, ilaç tavsiye etmez veya doktorunuzun tedavisine müdahale etmez. Şu anda doktorunuzun reçetelediği ilaçları alıyorsanız, doktorunuzun tavsiyesi olan ilaçlarınızı kullanın. Tıbbi durumunuzla ilgili herhangi bir endişeniz varsa, lütfen öncelikle doktorunuzla konuşun. Evrensel Enerji® üzerinde yer alan herhangi bir bilgiyi ve öğretiyi kullanarak kendinizi tedavi etmeyi tercih ederseniz, bu sizin sorumluluğunuzdur.
• Evrensel Enerji®, bu sitede yer alan herhangi bir bilginin, eğitimin, uyumlamanın, öğretilerin doğrudan veya dolaylı olarak kullanılması sonucu ortaya çıkan kayıp veya zararlardan hiçbir şekilde sorumlu değildir. Bu sitedeki sağlıkla ilgili bilgiler ve paylaşımlar yalnızca genel bilgi için sağlanmıştır ve profesyonel tıbbi veya sağlık bakımı tavsiyesinin yerine geçmez. Danışmanlık hizmetleri bu koşulda gerçekleştirilmektedir. Enerji şifası ve uygulamaları, herhangi bir sonucu garanti etmez ve sonuçlar kişiye göre değişebilir.
• Evrensel Enerji® üzerinden alınan herhangi bir hizmet için ücret iadesi söz konusu değildir.

Destek Ol

Çalışmalarımıza destek olmak ister misiniz?

→ Detaylı bilgi için tıklayın. ←

E-Bültenimize Abone Ol

Lütfen bu formu gönderebilmek için tarayıcınızın JavaScript özelliğini etkinleştirin

Evrensel Enerji® 2012 - 2023
Taner Tözün & Ezgi Sala Tözün
Telif Hakkı ©
Evrensel Enerji® markası Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillidir ve tüm hakları saklıdır. Bu platformda yayınlanan yazıların tarafımızdan aksi belirtilmedikçe 5846 numaralı Telif Hakları Kanununa uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi hareketlerde kanuni işlem yapılır.
Evrensel Enerji Etiket Bulutu
Reiki, Usui Reiki, Kundalini Reiki, Şambala, Karuna Reiki, İmera Reiki, Seichim, Tara, Kozmik Birlik, GMA, Gümüş Mor Alevi, St. Germain, Altın Üçgen, Çakra Dengeleme, Çakra Temizleme, Çakra Açma, Çakra, Çakralar, Aura, Aura Dengeleme, Aura Temizleme, Aura Açma, Mental Beden, Astral Beden, Eterik Beden, Enerji Temizliği, Enerji Dengeleme, Mekan Temizliği, Sihir Temizleme, Sihir Bozma, Büyü Temizleme, Büyü Bozma, Enerjisel Koruma, Enerjisel Kalkan, Uyumlama, Enerji Uyumlaması, Enerji Uyumlamaları, Online Uyumlama, Online Usui Reiki, Online Reiki, Reiki Uyumlamaları, Reiki Eğitimi, Enerji Uygulayıcılığı, Holistik Şifa, Bütüncül Şifa Çalışması, Bilinçaltı Çalışmaları, Bilinçaltı Uygulamaları, Bilinçaltı Dili, Ses Masajı, Ses Şifa Teknikleri, Mandala, Mandala Atölyesi, Mandala Atölyeleri, Mandala Eğitimi, Yaşam Koçluğu, Yaşam Koçu, Danışmanlık, Aile Danışmanlığı, Spiritüel Danışmanlık, Enerji Danışmanlığı, Bolluk Çalışması, Bolluk Şifalandırma, Bereket Çalışması, Bereket Şifalandırma, Para Yollarını Açma, Bolluk Bereket Çalışması, Bolluk Bereket Şifası, Ruh Eşi, Ruh Eşi Çekimi,Linda Colibert, Daelyn Wolf, Hari Andri Winarso, Mariah Windsong, Manuela Fasoli, Scion, Lavinia Sina Szendrei, Ramon Martinez Lopez, Gaby Solina Grill-Mitterhofer, Enerji Sistemleri, Reiki Sistemleri, Reiki Çeşitleri, 999, 999 Frekansı, Yüksek Şifa Enerjileri, Melek Enerjileri, Spiritüel Rehberlik, Spiritüel Şifa, Kozmik Şifa, Ücretsiz Çalışmalar, Ücretsiz Şifa Çalışmaları, Şifa Çalışmaları, Türkiye Meditasyonu, Dünya Meditasyonu, Reiki Meditasyonu, Maji Çalışmaları, Kendini Keşfetme Çalışmaları, DNA Aktivasyonu, Kundalini Aktivasyonu, Kundalini Aktifleştirme, 3. Göz, 3. Göz Aktivasyonu, Sezgileri Güçlendirme, Psişik Yetenekleri Açma, Psişik Yetenekleri Şifalandırma, Karma, Karmik Temizlik, Karma Şifası, Karmanızı Dönüştürün, Mantralarla Çalışma, Enerjinizi Yükseltin, Enerji Alanınızı Güçlendirin, Titreşimlerinizi Yükseltin, Yaşamınızı Dönüştürün, Büyüklere Masallar, Masal Terapi, Masal Geceleri, Hikaye Anlatıcılığı, Kendi Hikayenizi Oluşturun, Yaşamınıza Yön Verin, Tekrar Bağlantı, Plaides, Playdes, Pleaides, Arcturus, Sirius, Taner Tözün, Ezgi Sala Tözün, Astroloji, Astrolojik Danışmanlık, Deneysel Astroloji, Holisitk Dengeleme Çalışmaları, Psişik Okuma, Beden Kaydı Temizleme, Beden Kaydı Şifalandırma, Karmik Kontrat Temizleme, Karma Temizleme, Karmik Temizlemeler, Karmik Kayıt Bulma, Karmik Kayıt Kütüphanelerinde Temizlik, Beden Kaydı Okuma, Kolaylaştırıcı Ezoterik Şifa, Ezoterik Şifa, Doğum Haritası Şifalandırma, Psişik Harita Okuması, Doğum Haritasının Üzerine Çıkma, Kanallık Mesajları, Kanallık Bilgileri, 
Image